Kürt muhalif grubundan fesih çağrısı

Irak’ın kuzeyindeki Kürt Bölges’inin muhalif grubu Goran Partisi, ‘Değişim Grubu’ Bölgesel Kürt hükümetini istifaya çağırdı. Süleymaniye merkezde bulunan parti başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, parlamentonun feshedilmesi ve geçici bir hükümet kurulması talep edildi.

Noşirvan Mustafa başkanlığındaki Goran Partisi, akşam saatlerinde yaptığı 7 maddelik yazılı açıklamada, bölgesel hükümetin bir an önce istifa etmesini istedi.

Konuyla ilgili Bölgesel Kürt yönetiminden yapılan yazılı açıklamada ise, hiç kimsenin Kürt halkının şu anki durumuna zarar verecek bir şey yapılmasına izin verilemeyeceği kaydedildi.

Kurulan hükümet ve parlamentonun seçimle gelindiğine dikkat çekilerek, “Anayasal olarak alınan haklar ancak yine seçimle geri alınır. Değişim Grubu, KKN TV aracılığı ile yaptığı açıklamada, parlamentonun ve hükümetin feshedilmesini istemiş. Unutulmamalı ki onlarında katıldığı bir seçimle bugünkü parlamento oluştu. Biz buradan diğer muhalif parti ve bölge halkına sesleniyoruz. Bölgenin karıştırılmak istendiği ve herkesin daha dikkatli olmasını ve bu tür provokelere gelmemeleri ve olası olumsuz bir durumda bölge olarak elde edilen kazanımlar boşa çıkacaktır.” denildi.

Goran Grubu, geçtiğimiz 2010 yılında Kürt Bölgesi’nde yapılan seçimlerde Talabani’nin Partisi KYP’nin etkin olduğu Süleymaniye ve ilçelerinde etkin başarı göstermişti.

111 milletvekilli Kürt Parlamentosu’nda Goran Grubu’nun 25 milletvekili bulunuyor.

AA

30 Ocak 2011
Okunma 18
bosluk

Ersever cinayetinde ‘JİTEM’ itirafı

Doğu ve Güneydoğu’da işlenen faili meçhul cinayetlerde adı gündeme gelen ancak hakkında açılan davalarda varlığı hep reddedilen JİTEM’in, bizzat kurucularından olan Binbaşı Cem Ersever’in 1993 yılında öldürülmesi olayında varlığının kabul edildiği belirlendi.

Cinayet dosyasında Ersever’in öldürülme şeklinden de yola çıkılarak JİTEM’deki eski göreviyle bağlantılı olarak öldürüldüğü ifade edildi. Jandarma tarafından hazırlanan ancak halen aydınlatılamadığı için kapatılamayan cinayet dosyasında Ersever’den ‘JİTEM Grup Komutanlığından emekli Binbaşı’ diye bahsedildiği ortaya çıktı.

JİTEM’in kurucularından olan Binbaşı Cem Ersever’in geçtiğimiz günlerde 17 yıl önce öldürülmesine ilişkin cinayet fotoğraflarının yayınlanmasının ardından bu kez de Ersever cinayeti dosyasında JİTEM’in varlığına ilişkin yeni ipuçları ortaya çıktı.

Ergenekon’un tutuksuz sanıklarından Arif Doğan’ın “JİTEM’i ben kurdum. 10 bin kişilik çekirdek kadro var.” açıklamalarının ardından kamuoyunda JİTEM’in varlığı tekrar tartışılmaya başlandı. Yaşanan bu tartışmalar sırasında Arif Doğan gibi JİTEM’in kurucularından sayılan Cem Ersever’in cinayet dosyasında kendisinden “JİTEM Grup Komutanlığı’ndan emekli binbaşı Ahmet Cem Ersever” diye bahsedildiği görüldü.

Söz konusu dosyada ayrıca o yıllarda Ersever cinayetinin faili meçhul kalmaması ve aydınlatılması için ‘dar kapsamlı bir araştırma yapıldığı’ ileri sürüldü. JİTEM’in rutin dışı faaliyetlerini kamuoyuyla paylaşacağı ifade edilen Cem Ersever 24 Ekim 1993′de Ankara’ya geldikten sonra kaybolmuştu. Ersever her yerde aranırken önce arkadaşı Neval Boz’un cesedi Ankara’nın ilçesi Çamlıdere’de, bir gün sonra JİTEM itirafçısı Murat Demir’in cesedi yine Ankara’nın başka bir ilçesi Polatlı’da bulunmuştu.

Ersever’in cesedi ise 4 Kasım 1993′te de Elmadağ’da bulunmuştu. Kim yada kimler tarafından öldürüldüğü sır olarak kalan Ersever’in başkentteki evinde tuttuğu JİTEM arşivi de kaybolmuştu. Bugüne kadar açılan faili meçhul cinayetlere ilişkin davalarda JİTEM’in varlığı hep reddedilmişti. Ergenekon davalarının başlamasıyla birlikte mahkemenin böyle bir yapının ordu içinde olup olmadığı yönünde Genelkurmay ve Jandarma Genel Komutanlığı’na başvurusu üzerine söz konusu kurumlar, resmi olarak, ‘JİTEM yoktur’ diyerek yanıt vermişlerdi.

Mahkemeye gönderilen cevapta JİTEM’in sadece alt birimlerde isim olarak kullanıldığı zaman zaman da bu birimlerce ‘JİT’ olarak da isimlendirildiğini beyan etmişlerdi. 4 Kasım 1993 yılında cesedi Ankara’nın Elmadağ ilçesi Lalabel Gökpınar mevkiinde kireç dökülen bir arazide bulunan JİTEM kurucularından Binbaşı Ersever cinayetine ilişkin o dönemin Elmadağ İlçe Jandarma Komutanlığı ve Ankara İl Jandarma Komutanlığı arasında yapılan yazışmalarda “JİTEM’’in varlığı açıkça kabul ediliyor. Jandarmanın hazırladığı faili meçhul cinayet dosyasında ‘JİTEM Grup Komutanlığı’ndan emekli binbaşı Ahmet Cem Ersever, eski göreviyle bağlantılı olarak elleri bağlı, ağzında bez, yüz kısmı bezle örtülü vaziyette, tabanca ile yakın mesafeden kafasının sağ tarafından iki kurşunlar öldürülmüştür.” deniliyor.

ERSEVER CİNAYETİNE DAR KAPSAMLI ARAŞTIRMA

Halen kapatılamayan Ersever cinayet dosyasında o yıllarda arka arkaya işlenen üç cinayetinde aynı dosyada yer verilmesine rağmen Türkiye geneli bir balistik araştırma yapılmadığı iddia edildi. Ersever’in cesedini gören 1961 doğumlu Enver Çakmak isimli işçinin 4 Kasım 20111 günü saat 18.00’de jandarmaya haber vermesinin ardından oluşturulmaya başlanan cinayet dosyasında, Ersever’in yanında bulunan Çamlıdere’de öldürülen Neval Boz ile Polatlı’da cesedi bulunan Murat Demir’in cinayet dosyalarına birbiriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle aynı faili meçhul cinayet dosyasında yer aldılar. Olayın ardından Ersever’in başına isabet eden MKE yapımı 9 mm çapındaki mermilerin kovanları Jandarma’da kriminal laboratuvarında faili meçhuller arşivi bulunmadığı için Emniyete ait Merkez Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilmiş.

Ankara dahilinde işlenen faili meçhul cinayetlerle karşılaştırılması istenen kovanların, yapılan karşılaştırılmasında başka cinayetlerle bağlantısı bulunmadığı tespit edilmiş. Ankara dahilinde yapılan bu araştırmada 1992-1995 yıllarında işlenen faili meçhul cinayetlerin bölgesi olarak ifade edilen Batı’da Kocaeli, Sapanca, Düzce üçgeni ile Doğu’da Mardin, Batman, Diyarbakır üçgenindeki olaylarla karşılaştırılmasının yapılmadığı iddia ediliyor. Ersever’in dosyasında mermilerin balistik incelemesine ilişkin şu bilgilere yer veriliyor: “Olayda kullanılan 9 mm çapında parabellum tipi mermi kovanları (jandarmada faili meçhul arşivi oluşmadığından) Ankara ili dahilinde meydana gelen Merkez Kriminal Polis Laboratuvarı arşivine intikal etmiş faili meçhul olaylara ait suç konusu mermilerin karşılaştırılmasında başka olaylara ilişkisi bulunmamıştır.” Cinayet dosyasında ayrıca, cinayet mahallinin krokisine de geniş yer verildiği görüldü.

CİHAN

30 Ocak 2011
Okunma 24
bosluk

ABD’de Türkiye-Teksas resepsiyonu düzenlendi

Resepsiyon, Merkezi Houston’da bulunan Türk-Amerikan Avrasya Dernekleri Federasyonu, Teksas Eyalet Senatosu ve Temsilciler Meclisi ile Austin Raindrop Türkevi tarafından Austin’daki Omni Oteli’nde verildi.

Federasyondan yapılan yazılı açıklamaya göre, resepsiyona, Teksas’ı ziyaret eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eskişehir milletvekili Murat Mercan, AK Parti Eskişehir Milletvekili Emin Nedim Öztürk, AK Parti Malatya Milletvekili Mehmet Şahin, AK Parti Kırşehir Milletvekili Abdullah Çalışkan ve AK Parti Çorum Milletvekili Murat Yıldırım ile Teksas eyaletinden bazı bakanlar, senatörler ve milletvekillerinin de aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.

Resepsiyonda, milletvekili Mehmet Şahin’in yazdığı hatlar konukları hayran bıraktı. Şahin, isimlerini yazdığı Amerikalı meslektaşlarına eserlerini hediye etti.

-TEKSAS-İSTANBUL UÇAK SEFERLERİNİN BAŞLAYACAĞI MÜJDESİ-

Resepsiyon sırasında, Houston senatörü Rodney Ellis’in, ”en kısa zamanda Türkiye’ye gideceğini ancak uçuşunu Houston’dan direkt olarak yapmak istediğini” söylemesi üzerine, kürsüye gelen Mercan, THY’nin en kısa sürede Teksas ile İstanbul arasında seferler başlatacağının sözünü verdi.

Teksas Temsilciler Meclisi Milletvekili Angie Chen Button da konuşmasında, Türk toplumunun kendi bölgesinde çok etkin bir topluluk olduğunu, insanlığa faydalı faaliyetler yaptığını belirterek, ”Osmanlı’nın çok toplumlu, çok dinli ve hoşgörülü olduğunu biliyorum. Osmanlı’yı daha da iyi öğreneceğim” diye konuştu.

Gecede ayrıca, Türk–Amerikan Avrasya Dernekleri Federasyonunun geleneksel ödülleri sahiplerini buldu.

Liderlik ödülü Teksas Valisi Rick Perry’ye, Üstün Devlet Ödülü Vali Yardımcısı David Dewhurst’a, Kamu Hizmetleri Ödülü Eyalet Maliye Bakanı Susan Combs’a ve Dostluk Ödülü de Senatör Jane Nelson’a takdim edildi.

-FULLER: ”AB, ENİNDE SONUNDA TÜRKİYE’Yİ ÜYELİĞE KABUL EDECEK”-

Resepsiyonun ardından katılımcılara bir de akşam yemeği verildi. Yemekte konuşan, CIA’in eski Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcısı ve Simon Fraser Üniversitesi tarihçisi Graham Fuller, ”Türkiye’nin bugün her konuda mesafe kat eden, doğu ve batı arasında bir köprü durumunda olan, ekonomik olarak sürekli büyüyen bir ülke özelliği gösterdiğini” söyledi.

”AB’nin mevcut ekonomik durumuyla bazı üye ülkelerinde de görüldüğü üzere zorluklar yaşadığını” ifade eden Fuller, ”Bunlara bakarak şunu diyebilirim ki AB, eninde sonunda Türkiye’yi kabul edecek ve problemlerine çözüm bulacaktır” diye konuştu.

”Türkiye’nin etkisini her geçen yıl artırdığını ve İslam dünyasına model haline geldiğini” ifade eden Fuller, ”bu dönüşüme Fethullah Gülen’in fikirlerinden yola çıkan ‘Hizmet Hareketi’nin büyük katkı sağladığını” kaydetti. ”Hizmet Hareketi’nin çağın gerekleriyle uyumlu olduğunu” belirten Fuller, ”Bugünün seküler Türkiyesi’nde Gülen, insanları okul yapmaya teşvik etti. Hizmet Hareketi, Müslümanlara ilimle dinin çatışmadığını gösterdi. Bir Müslümanın hem dindar hem modern olabileceğini ortaya koydu” diye konuştu.

-”TÜRKİYE, İSLAM DÜNYASI İÇİN BİR ÖRNEK”-

”Türkiye’nin İslam dünyasında öne çıktığını” vurgulayan Fuller, sözlerine şöyle devam etti:

”Ortadoğu’ya baktığımızda aslında negatif bir resim görüyoruz. Bütün bu olumsuzlukların içinde Türkiye pozitif bir manzara arz ediyor. Şu anki hükümetin, diktatörlüklerin hakim olduğu bu coğrafyada İslami bir çizgiyi temsil etmesine rağmen bu dönüşümü sağlamasını, demokrasiyi güçlendirmesini ve Türkiye’yi atağa kaldırmasını hayretle izliyoruz. İslam dünyasında neredeyse hiçbir ülkede hükümet seçimle gelmedi, seçimle gelenler de bir daha koltuğu bırakmadılar. Türkiye’de ise 50 yıldır demokrasi oturdu. Tüm bunlar İslam dünyası için bir örnek teşkil etmektedir.”

-MİLLETVEKİLİ HEYETİNE SICAK KARŞILAMA-

Resepsiyondan önce de TBMM heyeti, Teksas Valisi Rick Perry’yi makamında ziyaret etti. Heyet, Vali Perry tarafından çok sıcak karşılandı.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mercan, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, ”Türkiye ile ABD, ikili olarak ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda ilişkilerini daha çok geliştirmeli. Sivil toplum kuruluşlarından da bu süreçte ciddi istifade etmeliyiz” diye konuştu.

Teksas Valisi Perry de yaptığı açıklamada, TBMM heyetini Teksas’ta görmekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, bu tür ziyaretlerin Türkiye ile ABD arasındaki dostluğun devam etmesine ciddi katkıda bulunduğunu belirtti.

TBMM heyeti daha sonra eyalet sekreteri Hope Andrade ve Austin Belediye Başkanı Lee Leffingwell’i ziyaret etti. Bu ziyaretlerde de Türkiye-ABD ilişkileri, Teksas’taki Türklerin faaliyetleri gibi konular ele alındı.

TBMM heyeti, Teksas Senatosu ve Temsilciler Meclisi’ni ziyaretinde de çok sıcak bir karşılama gördü. Türk milletvekilleri, ziyaretleri sırasında Kongre üyeleri tarafından ayakta alkışlanırken isimleri tek tek okunarak tanıtıldı.

-FETHULLAH GÜLEN’İ ”TAKDİR EDEN” BİR KARAR TASARISI KABUL EDİLDİ-

Bu arada, Teksas Senatosu, ”barış ve anlayışa katkılarından dolayı” Fethullah Gülen’i takdir eden bir karar tasarısını kabul etti.

Başkanlığını Teksas Vali Yardımcısı David Dewhurst’un yaptığı salı günkü Senato oturumunda okunan ve oy birliğiyle benimsenen 85 No’lu karar tasarısında ”Teksas Senatosu, global barış ve anlayışa, süregelen ve ilham verici katkılarından dolayı Fethullah Gülen’ i takdir etmekten memnuniyet duyar” denildi.

Teksas Senatosu ve Temsilciler Meclisinde, Türk-Amerikan Avrasya Dernekleri Federasyonunun çalışmalarını takdir eden iki karar tasarısı da kabul edildi.

AA

30 Ocak 2011
Okunma 8
bosluk

Süleyman Demirel’in büyük çaresizliği

Edinilen bilgiye göre Nazmiye Hanım yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde üç aydır tedavi görüyor. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de eşi Nazmiye Demirel’i hastanede sık sık ziyaret ediyor.

-3 YILDIR RAHATSIZ-

Demirel’in Güniz Sokak’taki evine giden eski bir milletvekili, “Nazmiye Hanım yaklaşık 3 yıldır rahatsızdı. Unutkanlık sorunu yaşıyor ve kimseyi hatırlamıyor. Bu nedenle 3 yıldır evde tedavi görüyordu. Haberal döneminde onun gönderdiği doktorlarla tedavisi evde sürüyordu. Evde yukarı katta bulunan odadan aşağıya hiç inmezdi. Dışarı çıkmazdı” dedi.

ANKA

30 Ocak 2011
Okunma 2
bosluk

Bodrum’da 697 arı kovanı telef oldu

Bodrum’da dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden şiddetli yağışın ardından yaşanan sel en fazla Ortakent ve Bitez beldelerini etkilendi. Ortakent beldesindeki 200′den fazla ev ve iş yerini su basarken, evlerin zemin katları kullanılamaz hale geldi. Sel suları evlerdeki çok sayıda eşyayı, kökünden söktüğü ağaçları ve çöpleri sahile taşıdı. Selde bazı yollar ve köprüler de zarar gördü. Dere ağızlarında bağlı çok sayıda tekne sel sularına kapılarak denize sürüklendi, bazı tekneler ise alabora oldu. Sel sularına kapılan çok sayıda otomobil de, sürüklendi. Ayrıca, Hasan Eke’nin ait 200, Ali Akan’ın 300 ve Süleyman Kocatepe’ye ait 197 olmak üzere üç arı üreticisinin 697 arı kovanı yağışlardan büyük tahrip gördü. İlçe Tarım Müdürlüğü ve Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği yetkilileri tarafından yapılan incelemelerde Hasan Eker’in arılarının sigortasının olduğu, diğer iki üyenin ise arıcılık sigortaları olmadıkları tespit edildi. Zarar gören arı üreticilerin Muğla Arı Yetiştiriciler Birliği ve Muğla Valiliği olarak destek olacakları öğrenildi.
Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, birliğe üye olan arı üreticilerinin sel nedeniyle arılarının telef olduğunu belirterek, zarar eden birlik üyelerine Muğla Valiliği’nden destek talebinde bulunacaklarını söyledi.

30 Ocak 2011
Okunma 10
bosluk

Tutuklu Haberal’ın hastanede 3G keyfi

Ergenekon’un tutuklu sanığı Mehmet Haberal’ın İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’ndeki odasına yapılan baskının görüntülerine star ulaştı. Görüntülerde Haberal’ın odasında dizüstü bilgisayar ve cep telefonu üzerinden internet bağlantısı sağlayan modem görülüyor.

BİLGİSAYARDA FİLM İZLİYORDU

Adalet Bakanlığı Müfettişleri, Cumhuriyet Savcısı ve Terörle Mücadele ekiplerinin birlikte yaptığı baskın sırasında bilgisayarda film izleyen Mehmet Haberal’ın internet bağlantısının da açık olduğu belirlendi. Görüntülerde Haberal baskını yapanlarla ayakta tartışıyor; yatağından zaman zaman kalkan ve ayakta dolaşan Haberal’ın kilo aldığı da gözleniyor. Polis, tutanak tutarak, cep telefonu, bilgisayar ve modeme el koydu.

JANDARMALAR SORUMLU

Haberal’ın ‘tutuklu’ olması nedeniyle, cep telefonu, bilgisayar ve internet erişiminin olmaması gerekiyor. Yasak olan iletişim cihazlarının Haberal’ın odasına girişini engelleme görevi de Jandarma’nın yetkisinde bulunuyor.

3 ASKER NÖBET TUTUYOR

‘Tutuklu’ olan Haberal’ın hastanedeki güvenliğini biri rütbeli olmak üzere 3 asker sağlıyor. Sözkonusu cihazlarla ilgili sorumlu rütbeli personelin de Ergenekon Savcıları’na ifade vermesi bekleniyor.

Enstİtü müdürü tutuklu

Haberal, ‘Ergenekon’un üst düzey yöneticisi’ olduğu iddiasıyla tutuklandığı 17 Nisan 2009 gününden bu yana yaklaşık 21 aydır Kardiyoloji Enstitüsünde kalıyor. 4′ü profesör biri doçent 5 doktorun ‘taburcu edilsin’ raporunu Ergenekon davasına bakan mahkemeden yaklaşık 1 yıl gizlediği iddia edilen Kardiyoloji Enstitüsü yönetiminin, Haberal’ın Adli Tıp Kurumu’na sevkini de “Yerinden kıpırdatılırsa ölüm riski yüksek” raporu vererek engellediği ileri sürülmüştü. Başlatılan soruşturmada, Enstitü’nün Müdürü Erhan Kansız, ‘örgüte yardım’ suçlaması ile tutuklanmıştı.

VİP tutuklu Haberal’ın masrafı ağır

Haberal’ın ilaç ve tedavi masraflarıyla birlikte kaldığı özel odanın ücreti de Adalet?Bakanlığı tarafından ödeniyor

Tutuklandığı 17 Nisan 2009 gününden bu yana Silivri Cezaevi yerine hastanede kalan Ergenekon sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, tedavi giderleri de tartışma konusu oldu. İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde özel bir odada kalan Haberal’ın tüm masrafları Adalet bakanlığı tarafından karşılanıyor. Hastane odasına yapılan baskın, Haberal’ın devlete maliyetini gündeme getirdi

Yaklaşık 2 yıldır Kardiyoloji Enstitüsü’nde tedavi gören Haberal’ın, Kardiyoloji Enstitüsü’nde kaldığı özel odanın ücretini de devletin karşıladığı öğrenildi. Özel bir odada tedavi gören Haberal’ın, tüm sağlık giderlerinin Adalet Bakanlığı bütçesinde yer alan tutuklu ve hükümlülerin sağlık giderleri kaleminden karşılandığı bildirildi. Bu kapsamda, Haberal’ın, özel odasının ücreti, ilaçları ve diğer tedavisi için yapılan tüm harcamalar üniversite tarafından bakanlığa fatura ediliyor.

Adalet Bakanlığı’nın sağlık giderleri, kamu kurumlarını harekete geçirdi. Adalet Bakanlığı, Sayıştay ve SGK denetçileri, harcamaları mercek altına aldı. Sayıştay’ın üniversite hesaplarını, Bakanlık ve SGK’nın da sağlık harcamalarının gerçeğe uygun olup olmadığını araştırdığı öğrenildi. Eğer, Haberal’ın sağlık harcamalarında usulsüzlük tespit edilirse, bu giderlerin doktorlardan ve üniversite yönetiminden tahsil edilmesi gündeme gelecek.

Yetkililer, üniversitenin Haberal’ın tedavi giderlerini üstlenmesi veya gizlemesi gibi durumun söz konusu olamayacağını belirterek, bu durumda “kamuyu zarara uğratmaktan” dolayı üniversite yöneticileri hakkında dava açıldığını hatırlattılar. Bu nedenle, üniversitenin harcamaları ve sağlık raporlarını devlete bildirmek zorunda olduğunu kaydedildi.

Kardiyoloji Enstitüsü’nde, özel odalar için ücret alınıyor. Oda fiyatlarının günlük 50 liradan başladığı bildirildi. Bir vatandaş, özel odada kalmak isterse, üniversiteye günlük olarak 50 ile 100 lira arasında fark ödüyor. Devlet özel odaların giderlerini ise karşılamıyor.

 Star

30 Ocak 2011
Okunma 8
bosluk

CHP’li Öztürk komisyonda fenalık geçirdi

TBMM Adalet Komisyonu’nda Yargıtay ve Danıştay’ın daire sayısının artırılmasını öngören tasarının görüşmeleri sırasında CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk fenalık geçirdi. Öztürk’ün tansiyonunun yükseldiği belirtildi.

TBMM Adalet Komisyonu’nda Yargıtay ve Danıştay’ın daire sayısını artıran tasarının görüşmeleri devam ediyor. Tasarının 1’nci maddesinin görüşmeleri sırasında, sık sık komisyon başkanı İyimaya’yla tartışan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün fenalaştığı görüldü. Meclis doktorları tarafından tansiyonu ölçülen Öztürk’ün tansiyonunun 17-9 olduğu anlaşıldı. Bunun üzerine Öztürk, komisyon toplantısından çıkarılarak yan odada dinlenmeye alındı. CHP Afyon Milletvekili Halil Ünlütepe ise “Eserinizle gurur duyun. İnsana bile saygı yok” diyerek tepki gösterdi.

(ANKA)

30 Ocak 2011
Okunma 4
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar