Haftalarca herkesin dilinde olan bir dedikodu internette oldukça yayıldı. Kavak yellerinde 3 sene önce öldüğü sanılan Efe hafızasını kaybetmiş bir şekilde 3 yıldır yaşıyormuş. Ve dünden beri Televizyonlarda olan Reklama bakılırsa Efe’nin diziye geri döndüğü kesinleşti.
İşte bakın Efe’nin geldiğine Dair Fragman;
Arkadaşlar bildiğiniz gibi Çocuklar Duymasın dizisinden ünlü olan Furkan Kızılay Yarın tekrar Çocuklar Duymasın 2010 ile Televizyonlarımızda görüntülenecek. Dün dizinin ilk bölümünün fragmanını izlerken Furkan’ın söylediği şarkıyı dinledim ve gayet güzeldi. Beğendim sizde dinleyin diye paylaşıyorum. Bu arada Video Klipte 2 tanıdık İsim var.
1. Furkan Kızılay
2.Sinem Öztürk
2′sinide TV dizilerinden Tanıyoruz. Furkanı Çocuklar Duymasın, Sinemi de Arka Sıradakilerden..
Buyrun izleyin;
Kısa süre önce tavutter üzerinden tanıştığım bir arkadaşım olan Burak ( Web Aleminde Navio ) farklı farklı projelere imza atmaya devam ediyor. Genellikle blogger altyapısını kullanarak hazırladığı siteler görsellik açısından çok iyi. Şimdiki yeni projesi ise “Sokak Melodileri”
Sokak Melodisi ; size hayal ettiklerinden fazlasini vermez…. Eğlenebilirsin, buna karışmaz. Muhabbete limon sıkmaz, sıksa sıksa portakal sıkar. Dünyanin sokaklarindan topladiği melodileri size sunar… Amaci siz güzel ziyaretcilerini mutlu etmek onlara iyi vakit geçirmektir. Dünyanin kiri pasini en iyi müzik ile temizlemeyi bilir.!
Bilinen şarkıcılar kadar fazla popüler olmayan şarkıcıların sokak melodilerini sizin karşınıza getirip, bir nebze de olsa farklı sesler ve tanınmamış insanların müziğe yorumlarını dinleyeceksiniz.
Umarım Sokak Melodileri Sitesi Hak Ettiği Yerlere Gelir
Sizde Siteye Gitmek isterseniz İşte Açık Adres : http://sokakmelodisi.blogspot.com/
Yok kopyala yapıştır yapamam diyorsan TIKLA
Çok iyi hatırlıyorum bundan taa 6-7 sene öncesini. Nasılda izlerdik bu Çocuklar Duymasın dizisini. Reklamlara girince hemen tuvalet ihtiyacımızı filan giderir televizyona kitlenirdik. Bu dizi aslında TGRT yani şimdiki Adıyla FOX TV de hayat bulmuştu. Sonra el değiştirdi ATV sonra star falan filan. Havuçun Telefon istekleri ve Duygunun sevgilileri yüzünden herşeyden bıkan anne ve baba vardı bu dizide. Türk ailelerinin yarısından çoğunu anlatıyordu bence bu dizi izleyicilere. Ben bilgisayar karşısında çok kaldığım için Fazla TV izlemem fakat yeni bölümleri 4 Ağustosta olduğunu duyduğum bu Çocuklar Duymasın 2010 ‘ u kesinlikle izleyeceğim. Belki eski günlerim aklıma gelir izledikçe. Nasılda güler ara sırada nasılda hüzünlenirdik. Ama bu dizide 2 kişi eksik. 1. Light Selami 2. Meltemin annesi. Bildiğiniz gibi meltemin annesi 3 sene önce öldü. Onun için diziye katılması imkansız. Fakat Light Selami diziye katılabilirdi. Hem Arka Sokaklar hemde bu diziyi bence idare edebilirdi. Light Selami gitti fakat bu seferde onun yerini Beton Orçun Dolduracak gibi görüküyor. Neyse yeni bölümlerini heyecanla bekliyeceğim. Bence sizde izleyin..
Yıllardır çocuklara eğiticive bilgilendirici masallar yazan Şebnem Hanım iletişim çağında çocuklara eğitim vermenin zorlukları ve kolaylıklarını ise şöyle anlatıyor. “Teknoloji çağının çocukları çok mutsuz.Çünkü hedefleri ve amaçları yok.İstedikleri her şeye sahip olabiliyorlar. Bu çağda çocuklar hep daha fazlasını istiyor ve onlar için herşey yetersiz.Ancak eğitim anlamında onları mutlu etmek için onları mutlu etmek için teknolojiyi kullanmak gerektiğine inanıyorum.Televizyon,radyo,kitap,dergi,internet ve daha birçok teknoloji ürünü çocukların eğitiminde çok etkin.Önemli olan doğru olanı bulup çocuğu bunların içine tutmaya çalışmak.Belli bir süre sonra onlar da bu yöntemi benimsiyor ve hayatlarına bir yön çizmeyi öğreniyorlar.”
Ben bilgisayar başında kendimi mutlu hissederken aslında dışarıda beni bekleyen daha güzel bir hayat olduğunu biliyorum fakat bi türlü bu bilgisayar başından ayrılamıyorum. Yapabileceğim birşey yok gibi görünüyor. İnşallah bende yakın zamanda düzelirim..
Oruç zamanı yaklaşıyor. Onun için bu aralar blogumda din ve oruç üzerine yazıları fazlalıkla görebilirsiniz. Ben yaklaşan önemli günler hakkında yazı yazmayı çok seviyorum mesela şimdide size ” Oruç Tutmak Sende Neyi Değiştiriyor ” Sorusuna cevap vereceğim…
Mübarek Ramazan ayı yine bütün rahmeti ile, bereketi ile gelip kuşatacak dünyamızı. On bir ayın sultanı, o eşsiz güzelliği ile bir ay misafirimiz oluyor; gecesi ile gündüzü ile hayatımıza hayat katıyor. Aslında bir anlamda biz Ramazan’ın Misafiri oluyoruz, o bizi ağırlıyor cömertçe. Öyle bir ev sahibi ki, maneviyata susamış gönüllere yudum yudum feyz saçıyor, kimseyi kapı önünde bırakmıyor.
Oruçla arınıyor bedenler, euhlar; iyilikte yarışır oluyor akrabalar, komşular. Sevgi, Muhabbet ikliminde nice küsler barışıyor, nice fakir sofralar şenleniyor. Maddi manevi canlanma ayı olan Ramazan da tutulan oruçlar ayrı bir değişim getiriyor Müslümanlara.
Ben de bu ay’da sizlerde olan değişiklikleri soruyorum. ” Oruç sende neleri değiştiriyor? ” diye soruyorum. Bakalım bu ay bizlerin üzerinde neler değiştiriyor?
Görüşlerinizi bekliyorum…
Blog için üşenmeden küçük ama sorularıma cevap verebilecek bir çocuk seçtim ve soruları sormaya başladım bakın nasıl cevap verdi küçük çocuk sorularıma ;
ONUR GÜNEY
Yaş : 7
Beni alışveriş yapmaya giderken yanında getirmesini çok seviyorum. Yaramazlık yapığımda kulağımı çekmesini hiç sevmiyorum.
Bazen arabada beni önüne oturtup arabayı bana sürdürmesini çok seviyorum. Babamın sevmediğim bir yanı yok.
Salih benim en iyi arkadaşım. Beraber oyun oynuyoruz. Her şeyimizi birlikte yapıyoruz, bu yüzden o benim en iyi arkadaşım.
Okula ilk gittiğim gün çok mutlu olmuştum. Çünkü hep gitmek istiyorum.
Bisikletimden düşmüştüm dizim yaralanmıştı o zaman çok üzülmüştüm. O zamandan sonra bayağı uzun bir süredir babam bisiklet sürmeme izin vermemişti. İşte o zaman çok üzüldüm.
Çok üzülüyorum, annem çok kızıyor, ağlıyorum
Çok seviyorum. Öğretmenim beni çok seviyor. Derste bizi güldürüyor oyunlar oynuyoruz. En çok Türkçe Dersini seviyorum.
Herkese yardımcı olarak, kötülük yapmayarak, yaşlılara ve sakatlara yardım ederek ya da dolmuşlar da yer vererek.
Bu çocuk bu yaşta böyle şeyleri düşünüyor. Acaba büyüyüncede herşeyi böyle düşünebilecek mi?